Yumurtalık (Over) Kanseri
RANDEVU AL

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Yumurtalık (Over) Kanseri

Yumurtalık (Over) Kanseri

Yumurtalık kanseri ne anlama gelir?

Sağlıklı insanlarda yumurtalıklar vücudun ihtiyaçları neticesinde çoğalan hücrelerden meydana gelmektedir. Halbuki ihtiyaç dışı meydana gelen hücreler normal değildir. Bu hücrelere “tümör” ismi verilir. Tümörler selim ya da habis olmak üzere iki türdür. Misalen 30 yaş altı kadınlarda ortaya çıkan içi sıvı dolu yumurtalık kistleri selim kistlerden sayılır. Kendiliğinden ortadan kalkabileceği gibi gerekli durumlarda operasyon ile alınabilir. Selim huylu tümörler çevre dokular sıçramazlar. Ancak habis diye isimlendirilen tümörler hem yumurtalıkları hem de çevre dokulara sıçrayabilecek risklere sahiptir. Yumurtalık kanseri karnın içide yer alan bağırsaklara, mideye, hatta kan ya da lenfatik yolla vücudun uzak bölgelerine dek yayılma riskine sahiptir. Bu gibi sıçrama durumlarına “metastaz” ismi verilir.

Yumurtalık kanserlerinin birden fazla çeşidi mevcuttur. En fazla karşılaşılan “epitelyal evr kanseri” ismi verilen çeşitidir. Diğer tipler ise çok nadiren karşılaşılan türlerdir. Epitalyal over kanserinin karşılaşılma riski 55 kadında 1’ dir.

93

Erken teşhis koymak mümkün müdür?

Teşhisi erken yapıldığında tedavisi mümkün olan bir kanserdir. Fakat erken dönemlerinde hastalık hiçbir belirti vermediği ve herhangi bir rahatsızlığa sebep olmadığı için teşhis koyulabilen evresinde hastalık hali hazırda ilerlemiş olmaktadır. Bu sebepten ötürü yumurtalık kanserlerinden ölüm oranlarının bütün diğer üreme organı kanserlerinden daha çok olduğu belirtilmiştir. Kadınlarda kanserden ölüme yol açan hastalıklar sayıldığında, yumurtalık kanseri bu sıralamada dördüncü olarak yer alır.

Bu Kanserin Belirtileri nelerdir ?

Erken teşhisin güçlüğü bilinen bir durumdur. Kanser, şikayete yol açacak bir belirti verene kadar çok ilerlemiş olabilmektedir. Şişkinlik, gaz hissi, karnın alt yarısında rahatsızlık hissi, iştahın azalması ya da tokluk duygusu gibi şikayetlere yol açabilir. Hazımsızlık, bulantı, kilo kaybı fark edilebilir. Büyümüş tümör yakın organlara baskı yapabilir, bu da kişinin sık sık idrar ihtiyacına sebep olabilir. Daha az olarak hazneden kanama olabilir. Karnın içinde sıvı birikir bu da şişkinliğe, akciğer yaprakları arasında sıvı birikmesi ise nefes darlığına sebep olabilir.

Teşhis nasıl konur ?

Uzman tarafından yapılan hastalık sorgulaması ardından hasta muayene edilir. Bu muayene, “kadın-doğum” uzmanı tarafından uygulanır. Bunun yanında “ultrasonografi” tetkiki aracılığı ile yumurtalıklar değerlendirilir. Buna ilave olarak yumurtalık kanseri belirtisi olarak CA-125 ismi verilen bir maddeye kan içinde bakılır. Fakat bu madde bunların yanında yumurtalığın selim hastalıklarında da yükselebilir.

Kanser teşhisi sadece yumurtalıktan “biyopsi” ile elde edilen bir doku örneğin ya da karında sıvısı bulunan hastalarda sıvı örneğinin “patalog” ile değerlendirilmesi neticesinde teşhis konur. Karnın teşhis etmek amacıyla açılarak şüpheli bölgelerden biyopsi alınması amacıyla yapılan operasyona “laparotomi” ismi verilir. Elde edilen örnek operasyon esnasında patalogun incelemesine tabii tutulur. Şayet bu parçada kanser saptanır ise, operasyona devam edilir. Ameliyat esnasında cerrahın vereceği karara göre rahim, tüpler, yumurtalıklar, karın zarı alınır. Bunların yanında diyaframdan, diğer organlardan, komşu lenf bezlerinden ve karın içi sıvıdan örnekler alınarak “cerrahi evreleme” yapılır. Bütün bu örnekler patalog tarafından incelemeye tabii tutulur. Hastalığın ne kadar yayılmış olduğunun belirlenmesi tedavi ve takipte oldukça fazla önem teşkil eder.

Tedavi Nasıl Yapılır?

Hastalığın ne kadar yayıldığı, hastanın yaşı ve genel durumu tedavi şeklini etkileyen etkenler değildir. Over kanserinin standart tedavisi cerrahi ve sonrasında uygulanan ilaç (kemoterapi) tedavisi şeklindedir. Bazı durumlarda hastanın rahatsızlıklarını gidermek adına radyoterapi de (Işın tedavisi) yapılır.

Cerrahi prensipte ya “histerektomi” ve iki taraflı salpingo-ooforektomi” ismi verilen rahim ve de iki yumurtalığın alınması ya da “debulking” ismi verilen ve gerekli operasyonun uygulanamadığı yaygın hastalıkta mümkün olduğunca tümör dokusunun çıkartılması gibi durumlar uygulanabilir. Laparotomi öncesi teşhis konulabilmiş ise ve hastalığın cerrahi olarak tümüyle çıkartılması söz konusu değil ise önce ilaç tedavisi ile tümör küçültür. Ardından gerekli işlemlerle tamamlanır. Ender görülen durumlarda hastalık tek yumurtalık ile kısıtlı ise ve hasta genç yaşta doğum yapmayı planlıyorsa; sadece hastalıklı yumurtalık alınır.

Ameliyatın ardından anti-kanser ilaçlarının verilmesine kemoterapi ismi verilir. Bu terapi ağız yoluyla ilaç alma, damardan serumla ilaç verilmesi ya da karın içine serumla ilaç verilmesi gibi türlü biçimlerde olabilir. Kemoterapi çoğunlukla ayakta uygulanan bir tedavi biçimidir. Hastanede kalmaya mahal yoktur. Kemoterapi ilaçları kimi rahatsız edici yan etkilere sebep olabilir. Uygulanan ilaçlara göre değişiklik gösterir. Bunun dışında bulantı ve kusmayı gidermek maksadı ile bazı yardımcı ilaçlar verilebilir. Kemotarepinin kan hücrelerine ve organlarda yol açtığı yan etkileri düzenli bir şekilde uygulanan kan tetkikleri ile izlenir.

Tedavi sonrası takip nasıl yapılır?

Hastalar tedavi ardından ilk iki sene boyunca üç ayda bir fizik muayene, kanda CA-125 tayini ve ihtiyaç duyulan hallerde akciğer filmi ve karın tomografileri ile kontrol edilir. Bunun ardından üç sene için bu kontrol altı ayda bir uygulanır. Bundan sonra ise senede bir olmak üzere yapılmaktadır.

Over Kanseri ve Genetik İlişki

Yapılan araştırmalar ve çalışmalar ardında bütün kanser türlerinin neredeyse %10’unda kalıtsal etkenlerin varlığı kanıtlanan bir veridir. Çok yaygın şekilde karşılaşılan kanserlerde yapılan genetik araştırmalarda bazı kişilerde sonradan edinilmiş genetik değişikliklere denk gelinmiştir. Onkogen ismi verilen bu genetik bölgelerdeki farklılaşmalar somatik hücrelerde ortaya çıkmaktadır ve ailenin diğer üyelerine kalıtılmamaktadır. Bununla beraber değişimin meydana geldiği hastalarda kanser gelişimine sebep olabilmektedir.

Bugün; meme, over, kolon ve uterus kanserlerinin yaklaşık %10 unun bilinen genetik mutasyonlardan ötürü ortaya çıktığı kanıtlanmıştır.